Neler yeni
  • Merhaba, Ziyaretçi forumdan tam anlamıyla faydalanmak için foruma üye olmalısınız. Eğer üyeliğiniz ise giriş yapmalısınız.

Kamu ihale sözleşmelerinde fesih nedenleri

mbsihaledanismanlik

Administrator
Yönetici
Admin
Katılım
6 Ocak 2019
Mesajlar
336
Beğeniler
56
Konum
ihale Danışmanı
GSM No
05348194725
#1
Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’na göre kamu ihaleli işlerde sözleşmenin feshi nedenleri dört farklı şekilde ortaya çıkmaktadır.

1- Müteahhidin kusurundan kaynaklanan fesih nedenleri; 4735 sayılı kanunun 19 -21 inci maddelerinde düzenlenmiştir.

Sözleşme yapıldıktan sonra mücbir sebep halleri dışında müteahhidin mali acz içinde bulunması nedeniyle taahhüdünü yerine getiremeyeceğini gerekçeleri ile birlikte yazılı olarak bildirmesi halinde, ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar gelir kaydedilir ve sözleşme feshedilerek hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir. Aşağıda belirtilen hallerde idare sözleşmeyi fesheder:

a) Müteahhidin taahhüdünü ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi veya işi süresinde bitirmemesi üzerine, idarenin en az yirmi gün süreli ve nedenleri açıkça belirtilen ihtarına rağmen aynı durumun devam etmesi,

b) Sözleşmenin uygulanması sırasında müteahhidin 25 inci maddede sayılan yasak fiil veya davranışlarda bulunduğunun tespit edilmesi.

Bu hallerde, ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar gelir kaydedilir ve sözleşme feshedilerek hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir.

Müteahhidin, ihale sürecinde Kamu İhale Kanununa göre yasak fiil veya davranışlarda bulunduğunun sözleşme yapıldıktan sonra tespit edilmesi halinde, kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar gelir kaydedilir ve sözleşme feshedilerek hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir.

Ancak, taahhüdün en az yüzde 80’inin tamamlanmış olması ve taahhüdün tamamlattırılmasında kamu yararı bulunması kaydıyla aşağıdaki hallerde, idare sözleşmeyi feshetmeksizin müteahhitden taahhüdünü tamamlamasını isteyebilir. Bu takdirde müteahhit taahhüdünü tamamlamak zorundadır.

a) İvediliği nedeniyle taahhüdün kalan kısmının yeniden ihale edilmesi için yeterli sürenin bulunmaması,

b) Taahhüdün başka bir müteahhide yaptırılmasının mümkün olmaması,

c) Müteahhidin yasak fiil veya davranışının taahhüdünü tamamlamasını engelleyecek nitelikte olmaması.

Bu durumda, müteahhit hakkında 26 ncı madde hükmüne göre işlem yapılır ve müteahhitden kesin teminat ve varsa ek kesin teminatların tutarı kadar ceza tahsil edilir.

(22 Ocak Pazartesi devam edecek)

KAMU İHALE SÖZLEŞMELERİNDE FESİH NEDENLERİ (2)
Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’na göre kamu ihaleli işlerde sözleşmenin feshi nedenlerinin dört farklı şekilde ortaya çıktığını ve müteahhidin kusurundan kaynaklanan fesih nedenlerini önceki yazımda ifade etmiştim.

2-Müteahhitden kaynaklanan ancak müteahhide kusur atfedilemeyen fesih nedenleri, aynı kanunun 17 ve 18 inci maddelerinde düzenlenmiştir.

Müteahhidin ölümü, iflası, ağır hastalığı, tutukluluğu veya özgürlüğü kısıtlayıcı bir cezaya mahkumiyeti hallerinde aşağıdaki hükümler uygulanır:

a) Müteahhidin ölümü halinde, sözleşme feshedilmek suretiyle hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilerek kesin teminatları ve varsa diğer alacakları varislerine verilir. Ancak, aynı şartları taşıyan ve talepte bulunan varislere idarenin uygun görmesi halinde, ölüm tarihini izleyen otuz gün içinde varsa ek teminatlar dahil taahhüdün tamamı için gerekli kesin teminatı vermeleri şartıyla sözleşme devredilebilir.
b) Müteahhidin iflas etmesi halinde, sözleşme feshedilerek yasaklama hariç hakkında 20 ve 22 nci maddeye göre işlem yapılır.
c) Ağır hastalık, tutukluluk veya özgürlüğü kısıtlayıcı bir cezaya mahkumiyeti nedeni ile müteahhidin taahhüdünü yerine getirememesi halinde, bu durumun oluşunu izleyen otuz gün içinde müteahhidin teklif edeceği ve ilgili idarenin kabul edeceği birinin vekil tayin edilmesi koşuluyla taahhüde devam edilebilir. Ancak, müteahhidin kendi serbest iradesi ile vekil tayin edecek durumda olmaması halinde, yerine ilgililerce aynı süre içinde genel hükümlere göre bir yasal temsilci tayin edilmesi istenebilir. Bu hükümlerin uygulanmaması halinde, sözleşme feshedilerek yasaklama hariç haklarında 20 ve 22 nci maddeye göre işlem yapılır.

Ortak girişimlerce yerine getirilen taahhütlerde, ortak girişimi oluşturan kişilerden birinin ölümü, iflası, ağır hastalığı, tutukluluğu, özgürlüğü kısıtlayıcı bir cezaya mahkum olması veya dağılması sözleşmenin devamına engel olmaz. Ancak, bunlardan biri idareye pilot veya koordinatör ortak olarak bildirilmiş ise, pilot veya koordinatör ortağın gerçek veya tüzel kişi olmasına göre iflas, ağır hastalık, tutukluluk, özgürlüğü kısıtlayıcı bir cezaya mahkumiyet veya dağılma hallerinde, sözleşme feshedilerek yasaklama hariç haklarında 20 ve 22 nci maddeye göre işlem yapılır. Pilot veya koordinatör ortağın ölümü halinde ise sözleşme feshedilmek suretiyle yapılmış olan işler tasfiye edilerek kesin teminat iade edilir. Bu durumların oluşunu izleyen otuz gün içinde diğer ortakların teklifi ve idarenin uygun görmesi halinde de, teminat dahil o iş için pilot veya koordinatör ortağın yüklenmiş olduğu sorumlulukların üstlenilmesi kaydıyla sözleşme yenilenerek işe devam edilebilir. Pilot veya koordinatör ortak dışındaki ortaklardan birinin ölümü, iflası, ağır hastalığı, tutukluluğu, özgürlüğü kısıtlayıcı bir cezaya mahkum olması veya dağılması halinde, diğer ortaklar teminat dahil işin o ortağa yüklediği sorumlulukları da üstlenerek taahhüdü yerine getirirler.

3-Tarafların kusuruna dayanmayan fesih nedenleri ise, mücbir sebep halleri olup Kanunun 23 üncü maddesinde düzenlenmiştir. Mücbir sebeplerden dolayı sözleşmenin feshedilmesi halinde, hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilerek, kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar iade edilir.

4-Kamu İhale Kurumunun ihalenin iptaline karar vermesi üzerine sözleşmenin feshedilmesi ise feshin dördüncü şeklini oluşturmaktadır.

Sözleşmenin feshini gerektiren durumlarda, taraflara kusur yüklenip yüklenemeyeceğinin değerlendirilmesi önemlidir. Bu durumda diğer tarafa kusur yükleyen tarafın bu savını ispatla yükümlü olduğunu hatırlatmak gerekir.